Advert
Advert

Yeşil Ekonomi Nedir?

Yeşil ekonomi kelime anlamı olarak toplumsal refahın ve sosyal eşitliğin arttırılması, çevresel risklerin ve ekolojik kıtlıkların ise azaltılması anlamına gelmektedir.

Yeşil Ekonomi Nedir?
Yeşil Ekonomi Nedir? Karadeniz Çevre Haber

En basit ifadeyle, Yeşil ekonomi de düşük karbon salınımı, kaynakların etkin kullanımı ve sosyal sorumluluk gibi kavramlara sahiptir. Aynı zamanda yeşil ekonomi gelir, istihdam ve büyüme dengesini kamu ve özel sektör desteğini de sağlayarak karbon emisyonlarının azaltılması, biyolojik çeşitliliğin artırılması, ekosistem hizmetlerinin kaybının önlenmesi yoluyla sağlar.

2008 yılı sonlarında başlatılan Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) önderliğindeki Yeşil Ekonomi Girişiminin ana hedefi çevresel yeşillendirme ve yeşil sektörlere yapılması planlanan yatırım ve analizlerin yapılması için gereken desteği sağlamak için çalışmalar yapmaktadır.

UNEP’e göre ya çevresel değerlerin ön plana çıktığı ve sürdürülebilir enerjiye dayalı bir “yeşil ekonomi” oluşacak, ya da düşük verimliliğe sahip ve sürdürülemeyen enerji kaynaklarını kullanan geleneksel “kahverengi ekonomi” devam edecek ve sorunlar tekrarlanacaktır. Yeşil ekonomik dönüşümün gerçekleşmesi için uyulması gereken ilkeler: kullanım değeri, içsel değer ve niteliğin öncüllüğü, doğal akışı takip etmek, bilimsel kesinlik ve çok işlevsellik, uygun ölçek/bağlı ölçek, çeşitlilik, kendine bağımlılık, kendince düzenleme, katılım ve doğrudan demokrasi insan yaratıcılığı ve kalkınma, inşa edilen çevrenin stratejik rolü, yeşil ekonomik dönüşümün radikal ve ekolojik olmasıdır (Kaypak 2011: 9).

UNEP’ in belirlediği “yeşil sektörler” hem çevresel krizleri aşmakta faydalı, hem de yaratacakları istihdam etkisi ve sermaye getirileriyle küresel finans krizinden çıkmak için önemlidir. Yeşil ekonomi, sürdürülebilir bir kalkınma modeli izlemeyi ve ekolojik kıtlık ile iklim dengesizliğini daha da kötüleştirmeyecek hamleler yapmayı hedefler (UNEP, 2009:5). Bu çabaların sonunda ulaşılması hedeflenen amaç, azalmak yerine neredeyse her gün artan aşırı yoksulluğun sona erdirilmesidir. Yeşil ekonomi, ekonomik kalkınma için çevre korumacılığından vazgeçilmesi gerektiği görüşünün tam aksini savunur; ekolojik kötüleşmenin nedenlerinin saptanması ve bunların çözülmesi ekonomik kalkınmayı körükleyecektir.

Yeşil Ekonomik düzene geçişin üç temel hedefi vardır:
● İstihdam yaratarak ve krizden zarar görmüş grupları koruyarak dünya ekonomisinin yeniden canlandırılmasına katkıda bulunmak,
● Karbon bağımlılığını azaltarak ekonomilerin temiz enerji kullanarak dengeli bir kalkınma yoluna girmelerini sağlamak,
● Sürdürülebilir kalkınma sağlayarak 2015 yılına kadar aşırı yoksulluğu ortadan kaldırmak.

Yeşil ekonomi uygulamalarının hedeflerine ulaşabilmesi için sahip olması gereken ortak unsurlar; hedef sektörlere yönelik mali teşvikler, ulusal ekonomilerde yeşil yatırımlara yönelik politika reformları ve uluslararası eşgüdümü sağlayacak ve ulusal girişimlere destek olacak uluslararası politika reformları biçiminde sıralanabilir (UNEP, 2009:5).

Bu politikaların adil ve etkili olabilmesi için ise, gelişmekte olan ülkelere özellikle de az gelişmiş ülkelere öncelik verilmeli ve finans, dış ticaret, teknoloji ve kapasite oluşturma alanlarında ek destekler tasarlanmalıdır. Yeşil ekonomi, enerji kullanımı açısından, hem büyük ölçüde enerji tasarrufu sağlayacak, hem de istihdam yaratacaktır. Negatif dışsallık oluşturan fosil yakıt kullanımının azaltılması için hükümetler, düşük karbon enerji kullanan ev ve işyerlerinin inşa edilmesini teşvik etmelidirler. Düşük karbon ekonomisi; karbonun kısıtlandığı, fosil yakıt tüketimimizin oldukça azaltıldığı bir ekonomidir. “İklim Değişikliği Yasası”, 2050 yılına kadar karbon emisyonunun %80 azaltılmasını gerektirmektedir. Düşük karbon ekonomisine geçiş hamlesi, enerji kullanımında ve tedarik edilmesinde teknolojik bir devrim gerektirmektedir. Petrol fiyatları arttıkça, düşük karbon mal üretimini geliştirmek isteği yoğunlaşmaktadır.

Düşük karbon ekonomisine geçişte yapısal değişiklikler gerçekleştikçe, kaybedenler ve kazananlar olacaktır. Örneğin evlerde ısı yalıtımı programı, belde sakinlerinin enerji faturalarında yıllık büyük miktarlarda tasarruf etmelerini sağlamaktadır. Fırsatlar bölgeden bölgeye değişecektir. Her bölgedeki rüzgâr potansiyeli ya da gelgit dalga gücü farklı olduğundan, yenilenebilir enerji üretimi konusunda her bölge aynı şansa sahip olmayacak ve dolayısıyla bu beldeler sektörel destekten ve gittikçe yaygın hale gelen mali destekten faydalanamayacaklardır. (Kaypak 2011: 10).

Yeşil ekonomi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çevre ve Ekoloji
Çevre ve Ekoloji
Giresun’un Jeolojik Haritası Hazırlanıyor
Giresun’un Jeolojik Haritası Hazırlanıyor